Nerede o eski bayramlar…

Yarın bayram başlıyor. Eskiden neşe ile kutlanan, şimdilerde ise bir tatil aracı olarak kullanılan bayramlar. Yinede, benim elimden geldiğince çocuklarıma aşılamaya çalıştığım güzel bayram kutlamaları geliyor. 2 sene önce yazmış olduğum bir yazı var ekte. Sizinle tekrardan paylaşmak istedim çünkü o zamandan bu zamana maalesef değişen hiç birşey yok.

Herkese iyi bayramlar.
Sevgiyle kalın.

Küçüktük…Bayram geldiğinde annemiz babamız nereye giderse oraya gider, büyüklerimizin ellerini öper, kimi zaman bayram paramızı, kimi zaman bez mendilimizi, kimi zaman ise şekerlerimizi cebe doldurur eve dönerdik. Bayramlarda yapılan bu dolaşmalar yoğun olunca tabiki bir çocuk olarak sıkılırdık zaman zaman. Biraz daha büyüyünce “anne ben gelmesem olmaz mı?”larla ailemizi onlarla gitmemeye ikna etmeye çalışırdık. Eskiden İstanbul böyle miydi? Evin boş kalmaz, telefonun susmazdı, dolu dolu yaşardık bayramı, onca gezip dolaşmaya rağmen çoğu zaman mutlu da olurduk. Kim olmaz ? Cepler dolmuş tabi, hasılat iyi 🙂

Ya şimdi…Evlerin dolmasını bırakın, telefonlar bile doğru düzgün çalmaz oldu. Neden ? Çünkü artık mesaj var. “Bayramınızı kutlar, nice güzel bayramlar geçirmenizi dilerim”in çeşitli versiyonlarından oluşan binlerce mesaj. Ben yapmıyor muyum? Yapıyorum tabi ama aslında yapmamalıyım. Ya ararsın, ya ziyaretine gidersin ama mesajla bayram kutlanmamalı…

Biz İzmir’liyiz…Küçükken İzmir’den ayrılmış ve baba mesleği dolayısıyla bir şekilde İstanbul’a yerleşmişiz o yüzden büyüme İstanbul diyoruz. Eskiden hatırlarım, sürekli bir yerlere giderdik ya da bize gelirlerdi. Tabi biz ve teyzemler hariç tüm sülalemiz İzmir’de olduğundan bayramlarda İzmir’e de gittiğimiz olurdu. Doya doya yaşardık bayramı. Aslında yaşarmışız demek daha doğru olur çünkü şimdi çok daha iyi anlıyorum ve özlemle anıyorum.

İnanırmısınız eksikliğini yaşıyorum o güzel bayramların. Çocuklarıma bayramı hissettirmeyi, el öpmenin ne demek olduğunu bilmelerini sağlamaya çalışıyorum elimden geldiğince. O yüzden biz bayramlarda genellikle eşimin memleketi Manisa’nın bir ilçesi olan Alaşehir’e gideriz. Bayram orada gerçek anlamda bayram olarak yaşanıyor. Evler doluyor, telefonlar susmuyor. Tepsi baklavalar, evlerde pişen ikramlar, çikolatalar, şekerler, miniklere minik hediyeler, bayram paraları…Sokaklar kalabalık, insanların yüzü gülüyor ve çocuklarım orada anlıyorlar bayramın ne demek olduğunu.

Günümüz koşulları, geleneksel örf ve adetlerimizin yok olmasına neden oluyor maalesef. Yoğun çalışma koşulları, stresle geçen günler, haftalar, aylar ve bir an önce gelmesi beklenen bayram tatilleri. Neden ? Çünkü tat ile gidilecek. Artık bayramlar bir tatil fıtsatı olarak değerlendiriliyor ve dolayısıya ziyaretler her geçen gün azalıyor. Eğer biz büyükler bu bayramları çocuklarımıza yaşatmazsak iyice kopacaklar ve belkide biz ailelerini bile ileride bayramda ziyaret etmeyi atlayacaklar.

Ne kadar önemli olduğu kişiye göre değişir, belki kimimizin umurunda değil ama benim için önemli ve ben bu kutlamaların azalmasına inanın çok ama çok üzülüyorum.

Zaten görünen o ki az kaldı yakında hiç bir şekilde bayram kutlayamayacağız, Çocuklarımıza hiçbirşey bırakamayacağız…Ne dini bayramlarımızı, ne 29 Ekimleri, 23 Nisanları, 19 Mayısları… 🙁

Hepinizin geçmiş bayramları kutlu olsun

Sevgiyle kalın…

1 yorum

  1. Aynı dusunceler, aynı ruh hali malesef. Sen yine sanslisin ki, Alasehir’e gidiyormussunuz. İns. cocuklarimiza bizim yasadigimiz bayramlari bi nebzede olsa yasatabiliriz:((

Bir Cevap Yazın