Çocuklarla Mavi Tur

Başlığı okuduğunuz an aklınızdan “Ne saçmalıyorsun sen, çocuklarla denize açılmak mı?” diye geçirebilirsiniz aynı bizim bir zamanlar düşündüğümüz gibi fakat bu yazımda size çocuklu mavi turun hiç de o kadar kötü olmadığını, aksine çocuklarla çıkılabilecek en güzel tatillerden biri olduğunu yazacağım, sıkı durun 😊.

Çocuksuz olarak 2 kere çıktığımız ve her sene için tatil programlarımızın içine koyduğumuz bir tatil seçeneği olmuştu Mavi tur bizim için. Bir kere çıktın mı tadına varamadığın, bitmesini istemediğin bir yolculuk, tatil oluyordu bizim için tekne turu. İlk turumuzda Bodrum-Marmaris-Göcek, sonrasında Gökova körfezi ve üçüncü olarak da bu seferki Bozburun-Marmaris koylarından başladık tatillerimize.

image

 

image

Bu yazımla belki hiç aklınızda olmayan bir Mavi tur tatili ile ilgili size bilgi vermek, Mavi tur için gerekli konulardan bahsetmek ve tabii ki asıl yazma sebebim olan sizden gelen sorulara cevap vermek ve tecrübelerimizi aktarmak amacıyla çocuklarla çıkılır mı sorularına dönüş yapmak istiyorum bir nevi. Belli mi olur? Daha yaz bitmedi ve belki birazdan sizde bir mavi tur programı yapmaya başlayacaksınız. Hem de çocuklarınızla .

Hadi anlatayım o zaman…

Mavi turu aklınızdan geçirmeye başladıysanız mutlaka kafanızda bu tura kimlerle gidebileceğiniz hakkında bir takım isimler vardır. Şunu net olarak söyleyebilirimki mavi turun en önemli noktalarından biri turda beraber olacağınız kişilerin birbiri ile uyumlu, anlaşabilen, arıza çıkarmayacak, hoş sohbet kişiler olması. İçlerinden biri ortam huzurunu bozacak birşey söylediği ya da yaptığı an işte o zaman o tatil size zehir olabilir. Dönme şansınızda yok. Engin denizlere açılmış durumdasınız, üzgünüm. Onu öylece çekmek durumunda ya da hiç görmezen gelmek zorundasınız. O yüzden grubunuz, birbirini iyi tanıyan ve çok kalabalık olmayan bir grup olmalı.

Aslında yazacak birçok şey var ama bunların hepsini buraya yazarsam biraz konu dışına çıkmış olurum. Ne de olsa konumuz çocuklu mavi tur izlenimleri 🙂

Geçen kışdan yapmaya başladığımız tur programımızı çok hızlı bir şekilde organize etmeyi başarmıştık ama benim başından beri bir şartım vardı “çocuklarıda alalım bu sefer…”. Biliyorsunuz ki bende 3 oğlan var. İlk torun olduğunda heyecanla “Aaa bize bırakın” diyen anneanne ve babaannelerden nedense hiç bir eğilim olmadığı için ikinciden sonra bu tatilin onlarsız olmayacağı şart olmuştu benim için. Tabii bütün gözler bana çevrilmiş ve “nasıl yani?, Çocuklarla tekne tatili mi yapacağız? Hemde biri bebek.” diye feryat etmişlerdi sevgili canciğerlerim 😊. Nitekim kazanan ben oldum. Doğum yaptığım için geçen sene katılamadığımız turda, arkadaşlarımız bizden once bir deneme yapmışlar ve çocukların çok eğlendiğini söyleyerek yüreğimize biraz su serpmişlerdi ama şöyle bir fark vardı ki kaçınılmaz; onlarda bir çocuk, bende üç çocuk vardı 9-6-1 sıralamasıyla, onlarınkiyle başa birde 11 gelecekti ve hepsi bir arada acaba bizim için bu tatil  huzurlu olacak mıydı ?

Strese gerek yoktu herzamanki rahatlığımla altından kalkabileceğimizi düşündüm ve hiç de yanılmadım. Belki benim üç numara Demir bey biraz arıza yapabilirdi ama o da umduğumuzdan iyi idi.

Grubun uyumu derken, bizde çocuksuz çiftde vardı ama Demir hepimizin çocuğu oldu orada. Biraz tedirginliğim vardı acaba kafaları şişer mi diye fakat baştan söylemiştik ve nitekim onlarda her zaman ki gibi çocuklarımızın cancan eniştesi ve halası olarak bizlerle tatilin tadını çıkardılar. (Öyle dediler valla ama öylede görünüyordu gerçekten 😊 )

Bu seferki teknemiz önceden çıktığımız teknelere göre daha büyük ve daha konforlu idi. Çocuklarla da böyle olması daha doğruydu zaten. 27 mt lik G HARUN isimli teknemizin personeli ise anne, baba, kızı ve oğlu olmak üzere çok tatlı bir aile idi. Halil kaptan ve ailesi Bozburunda yaşayan ve ekmeklerini teknelerinden çıkaran bir aile. Açık denizde beraber olacağınız tekne personelinin de böyle güven veren, temiz, tatlı dilli insanlar olması çok önemli. Biz Halil Kaptan ile başka bir arkadaşımızın aracalığı ile tanıştık. Önceden 2 kere kendisiyle tura katılmışlar ve çok memnun kalmışlardı. Zaten bu tip işlerde referans çok önemli o yüzden bizde hiç düşünmeden Halil Kaptan ile yeni rotamız için el sıkıştık. Tatil yaklaştıkça bizdeki heyecan daha da artıyor, çocuklar ilk defa çıkacakları tekne tatilinin heyecanı ile planlar yapıyor ve o günün gelmesini iple çekiyorlardı.

image

O gün geldi çattı. Bavullar önceden tecrübeli olmamıza rağmen dolduruldu ve sabahın erken saatlerinde Dalaman’a inen uçaktan sonra 2 saatlik Bozburun yollarına düşüldü. Önceden organize etmiş olduğumuz minibüsümüz ile çok şükür çocuklarla sorun yaşamadan çok güzel bir limana vardık. Teknenin yanına geldiğimizde çocukların yaşadığı heyecanı görmek bana ayrı bir mutluluk verdi ve iyi ki onlarlayım diye geçirdim içimden.

image

Teknemiz gerçekten öncekilere göre daha büyük ve daha konforlu idi. Toplam 8 kamaralı 27 mt lik bir guletdi. 1 kamarasında kaptan ailesi ile kalıyordu diğerlerini ise bize tahsis etmişlerdi. 3 aile olduğumuz için hepimiz yayıla yayıla odaları kullandık valla. Hele ki bizim aile, teknenin kıç kısmındaki (denizcilikde bu şekilde ifade ediliyor yanlış anlaşılmasın) tüm kamaraları kapadı :). Ona rağmen diğer bölümde de 4 kamara olduğundan onlarada ikişer oda kalmıştı. Anlayacağız krallar gibi yayıldık tekneye.

Kamaralarımızın hepsinde duşakabinli duşlar ve evdeki usül sifonlu tuvaletler mevcuttu. Neden bu şekilde yazıyorum çünkü daha küçük tekneler bu şekilde olamayabiliyor. Bu, çocuklar içinde önemli bir konu olduğu gibi bizler içinde önemli bir ihtiyaç.

image

Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra çocuklara kısa bir nutuk çekme vakti gelmişti. Tekne ile ilgili gerekli açıklamalar, güvenlik unsurları ve yapılmaması gereken tüm konulardan bahsettikten sonra yinede biraz tedirginlikle onları izlemeye başladım. Heyecan dorukda idi. Çok beğenmişler ve hemen denize girip giremeyeceklerini sormaya başlamışlardı. En büyük hayal benimkilerde balık tutmak olduğu için dayımızın yapmış olduğu oltalar hazır bir vaziyette teknenin denize açılmasını bekliyordu.

Tekne kalkmadan yapılacak en önemli konu ALIŞVERİŞ.

Mavi tur alışverişinizi isterseniz siz tekneye binmeden önce limanda bulunan marketlerden yapıyorsunuz ya da elinizdeki detaylı listeyi kaptana mail atıp onlardan rica ediyorsunuz o da size yapılan alışverişin fişini takdim ediyor. Biz şu ana kadar alışverişimizi hep kendimiz yaptık ama sanırız bir dahakine kaptanın ellerinden öpecek 🙂 . Alışverişin senin tarafından yapılıyor olması biraz zaman kaybıda yaratıyor. Nerden baksanız tekneye vardıktan sonra toplam 2 saat alışveriş ve kalkış sürüyor. Kaptan tarafından yapılmış ve önceden yerleştirilmiş erzak, teknenin de daha vakitli kalkmasına yol açacaktır.

Listeniz en ince detay yiyecek ve içecekleri kapsamalı ki yolda “ayy şunu almamışız “ diye başınızı vurmayın. Eğer kendimiz yapalım alışverişi derseniz, merak etmeyin bildiğiniz büyük marketler orada mevcut ve öyle alışıklar ki tekneye kadar araba ile aldıklarınızı götürüyorlar. Yeter ki alışverişi yapacak gönüllüler seçin. Çocuklu analar hariç tabii 😁

Teknede yemekler Bedriye ablamızdan soruluyordu. Bizlerinde fikrini alarak, yapmış olduğumuz alışveriş malzemelerinden enfes tatta yemekler yaptı bize. Simge ve Ercan’ın dokunuşlarınıda atlamadan geçemem. Zeytinyağlısından, mangalına, tatlısına kadar her türlü yiyeceklerden nasibimizi aldık. Zaten teknede zaman şöyle geçiyor : Kahvaltı et, yüz/güneşlen, öğlen yemeği ye, yüz/güneşlen/uyu, beş çayı, yüz/güneşlen, akşam yemeği ve yatak :). Dolayısıyla tura çıkmadan once mümkünse 2-3 kilo verip gelin ki dengelensin . Yoksa kilo almak kaçınılmaz.

Akşam üstü yanaştığımız koyda gece konaklamamızı ve sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra bir diğer koya geçmek için yol alıyoruz. Yanaştığımız koylarda sürekli atlayıp denize giren çocuklar için biz ebeveynlerin sevineceği en güzel şey tabii ki deli gibi yorulup erken yatan çocukların olmasıdır değil mi?

Ama bizimkiler öyle değildi…

Ne olduysa bunlar daha bir cin gibiydiler. Neyse ki sıkıntı olmadı.

Bu arada malum konu çocuklar iken tatile çıkmadan önce onları nasıl oyalayabilirizi konuşuyorduk ve çeşitli kutu oyunları, bilgisayarda veya ipadlerde izlenmek üzere filmler ve mecburen ipad alma konusunda karar kılmıştık. Fakat ne kutu oyunu aldık, ne de film. Elimizde sadece zor anların kurtarıcısı İpad vardı. Çocuklar zaten gündüzü denize girerek ve koylarda kıyıya gidip dolanıp oyalanmakla geçirdiklerinden İpad de arada nasibini alıyordu. Çocukları gün içinde oyalayan en güzel şey tabii ki denize sürekli atlamak ve kano ile ya da teknenin küçük botu ile gezmek oluyordu, tabii miçomuzun eşliğinde.

image

Tekne deyince akla gelen vazgeçilmezlerin arasında tabii ki balık tutmak var. Halil kaptanımızın dalarak tuttuğu balıklarında tadından tadmadık değil. Taze taze harikaydı.

Benim bir numara Bora, balık tutma hastası olduğundan burayada büyük hayallerle geldi. Nitekim de 5 – 6 adet tuttu. Onu oyalayan ve büyük haz veren bir aktivite idi onun için.

 

image       image

 

Teknenin bir güzel tarafıda gece istersen üst güvertede yatabiliyor olman. Önceki turlarımızda çocuksuzken bizlerde yatmıştık. Çok da zevkli idi. Her kamarada mevcut olan battaniyeni ve yastığını alıyorsun hoppp uzanıyorsun. Yıldızları seyrederek uykuya dalmak hele ki birde kulağında güzel bir müzik var ise yemede yanında yat :). Tabii bu durum çocuk olunca biraz farklı olabiliyor. Tedirgin olabiliyorsun. Bora (yaş 9) çok arzu ettiği için bir akşam babası ile birlikte dışarıda battaniyeleri ile yattı. Sabah ise bu şekilde uyumuş olmanın verdiği mutlulukla kalktı. Diğerleri, üç Numara zaten olmazdıda, iki numarada (yaş 6) henüz daha küçük olduğu için böyle bir izin mümkün olamadı zaten o da istemedi.

Teknede geceleri serin olabiliyor, özellikle geceleri bölgeye ve tarihe göre çok serin ya da çok çok sıcak olabiliyor. Haziran ayında Marmarisde bizim gecelerimiz serindi ve hepimiz eşofman altlarımız ve uzun kollularımızla oturuyorduk. Yanınıza bunlardan birer tane almanız tavsiye olunur.

Peki bebekle ne yaptın diyenlere anlatayım birazda ;

Demir’i takipçileri tanırlar. 14 aylıkdır kendisi. Henüz yürümeye başlamamış, emekleme aşamasında olup yerinde durmayan, azı dişleri çıktığı için doğru düzgün şu sıra yemek yemeyen ve huysuzluk yapan bir bebe ile bu tekne gezisi ile nasıl tatil oldu?

Güzeldi. Umduğumdan iyi idi.

Elbette süt dökmüş kedi değildi kendileri ama yinede huzur verdi bize yavrucağızım. Grup çok önemli diyorum ya işte burada da kendini gösterdi grup bütünlüğü. Hepimiz ilgilendik Demir’le. Sağolsun can arkadaşlarım en ufacık bir ihtiyacımda hatta ihtiyacıma bile gerek kalmadan hep el uzattılar. O da şirinliği ile bizden aferin almayı haketti :). Hatta şöyle diyebilirim ki en uslusu Demir’di (o zaman 13 aylıkdı.) Emziriyor olmamda o an için büyük bir avantajdı bana.

image

Ben Demir’in ihtiyaçlarını limandan aldım. Bebek bezi, ıslak mendil ve bir takım ona yedirebileceğim gıdalar… O kadar yol bavul ya da herhangi ona özel bir çanta içinde yer kaplayan bu tip şeyleri yanınızda taşımanıza gerek yok. Siz sadece ;

  • Ateş düşürücünüzü (Şurup haricinde daha etkili olan bir de fitil bulundurmakta fayda var),
  • Allerji şurubunuzu, spreylerinizi,
  • Güneş koruyucu kremini,
  • Yanığa karşı ferahlatıcı fenistil tarzı bir kremi,
  • Meyve için mutlaka kullanıyorsanız cam rendenizi,
  • Mama önlüğünü,
  • Ateş ölçerinizi,
  • Emzik,
  • Biberon,
  • Krem, şampuan (bunlarıda limanda marketten alabilirsiniz)
  • O an ihtiyaç halinde kullanmak üzere birkaç bebek bezi ve ıslak mendil
  • Şapkasını,
  • Simidini, kolluğunu, terliğini vb

Olmazsa olmazlarınızı da yanınıza alın yeterlidir.

Çocuklarınız büyük ise eğer, yaş grubuna göre ;

  • Ateş düşürücünüzü (Şurup haricinde daha etkili olan bir de fitil bulundurmakta fayda var),
  • Allerji şurubunuzu, spreylerinizi varsa acil durum için adrenalin iğnesini,
  • Tekne tutabilir belki o yüzden bulantı hapı,
  • Güneş koruyucu kremini,
  • Çocuklar arasında ya da hep beraber oynayabileceğiniz kutu oyunlarını,
  • Küçük, portatif bir satranç takımını,
  • 3-4 adet film (Laptopda veya ipad de izlenmek üzere),
  • İpad,
  • Şarj aletleri,
  • Boş müsvette kağıt,
  • Kalem (isim, şehir hayvan gibi bir oyun vey benzeri için…),
  • Okuyacağına inanıyorsanız kitap,
  • Ipod veya benzeri (istediği müzik ile başbaşa kalabilmesi için),
  • Olta (misinalı en pratiği),
  • Palet (yoksa eğer limanda yığınla var, bavulda çok yer kaplamaması adına),
  • Deniz gözlüğü veya şnorkel,
  • Deniz makarnası (limanda da alabilirsiniz ya da tekneye önceden sorun onlarda da olabiliyor),
  • Kolluk, simit,
  • Şapka,
  • Çocuğunuzun güneş gözlüğü (varsa),
  • Şampuan (bunlarıda marketten alabilirsiniz),
  • Kıyıya çıktıklarında ayaklarına deniz kestanesi ve benzeri şeylerin batmaması adına terlik veya deniz ayakkabısı (taşlar acıtabiliyor kıyıda ve deniz kestanesi görülme olasılığı çok fazla).

Şunu unutmayın ki tekne içinde buzdolabı kavramı evdeki buzdolapları gibi değil dolayısıyla sürekli buz yapan bir buzdolabı olmayacağınızdan dondurucu bir ortamda saklanması gerekecek bir ilacınız var ise mutlak surette öncesinde Kaptan ile görüşünüz.

Çocukların kıyafetlerine gelecek olursak. Benim gibi bol yedekli gideyim çocuk bu, döker saçar, lazım olur diyenlerdenseniz eğer, DURUN ! Gerçekten o kadar yedeğe gerek yok. Yolda giyeceklerini ayrı tutmak kaydı ile ;

3 t-shirt, 3 şort, 1 uzun eşofman 1 uzun kollu, 2 çorap, iç çamaşır, gece yatma için alt-üst( çamaşır ve atlet bile yeter ) ve birde ince bir mont veya kapişonlu inanın yetecek. Ben bir sürü t-shirt ve sort aldıydım ama aynen geri geldiler. Gün içinde zaten mayolarla dolanıldığından üstüne bir tshirtle akşama kadar geçiyor. Yanlız yedek mayonuz çokca olabilir. Gir çık yaptıkları için sürekli değiştirmek isteyebiliyorlar.

Biz yolda çok zaman geçsin istemediğimizden hep kahvaltıdan sonra denizden çıkınca koy değiştirdik ve akşamda orada kaldık. Ama kimi zaman kaptan siz uyurken koy değiştirip kahvaltınızı başka bir koyda yapmanızı sağlayabiliyor. Bunlar aranızda karşılıklı konuşabileceğiniz, tur rotanıza ve bölgeye göre değişebilecek şeyler.

Bir otelde olup geniş alanda sürekli çocukların peşinde koşturmaktansa küçük bir alanda çocukları daha iyi takip edebiliyorsunuz. O yüzden arada denize açılmak gerçekten çok iyi geliyor insana.

İşte böyle. Şimdi ne düşünüyorsunuz. Mavi tur yolculuğu düşünür müsünüz?

Son olarak şunu söyliyeyim. Çocuklarınız 5 yaş ve üzeri ise bence sıkıntı yok ama küçük ise size zorluğu şu olabilir çok dikkatli olmalısınız. Bunu kendinizi strese sokmadan, çok pimpiriklenmeden yaparsanız harika ama öbür türlü size eziyet. Şunuda bilin ki çocuklarınızın güneşten alacağı D-vitamini, ciğerlerine girecek saf temiz hava, havuzdan uzak mis gibi tertemiz deniz tuzu ve en önemlisi hissedeceğiniz huzur harika bir tatil yapmanıza sebep olacak.

 

image

 

Şimdiden hepinize iyi tatiller ve İYİ BAYRAMLAR.

 

image

image        image

image        image

image

image

 

1 yorum

  1. Çok keyifli olmus gercekten videodan da anlaşılıyor hem gidilen yerler hemde çocukların gözleri mutlu geçiril.is tatili ele veriyor. Hep keyifli geçsin günleriniz. Darısı başımıza

Bir Cevap Yazın