Başlığı okuduğunuz an aklınızdan “Ne saçmalıyorsun sen, çocuklarla denize açılmak mı?” diye geçirebilirsiniz aynı bizim bir zamanlar düşündüğümüz gibi fakat bu yazımda size çocuklu mavi turun hiç de o kadar kötü olmadığını, aksine çocuklarla çıkılabilecek en güzel tatillerden biri olduğunu yazacağım, sıkı durun 😊.

Okumaya devam et

Bugün yine çok lezzetli, sağlıklı ve aynı zamanda diyete uygun bir tarif vereceğim sizlere.

“Karnabahar kısırı”.

Çoğunlukla sevilen bir yiyecektir “kısır”. Misafir gezmelerinde yediğimiz, özel günlerde yaptığımızkimi zaman vazgeçilmezimiz. Dolayısıyla çok kolay bir şekilde hazırlayacağınız bu tarifde bu sefer bulgur yerine ana gıdamız “Karnabahar” olacak.

Diyette olduğumdan diyetisyenim Çağatay Demir’in verdiği birbirinden lezzetli tarifleri yapamayı, tatmayı ve tabii ki fotoğraflamayı çok seviyorum. Sizlerle paylaşmak da bana ayrı bir haz veriyor.

Okumaya devam et

Hava soğuk. Şubat kendini gösterdi. Buz gibi hava, yağan yağmurlar ve karlar ve buna bağlı olarak maalesefki tatil olan okullar. Eee, bizde 3 tane oğlan olunca haliyle okul tatilleri bende kabusa dönüşüyor 🙂
 
Onlar ertesi günde tatil olsun diye dua ederken, bende “yarabbim lütfen çocuklarımı dersleriden geri kılma, eğitimlerinden uzak tutma havaları güzelleştir” diye dua ediyorum . Neden acaba ? :))

Okumaya devam et

Çok lafa gerek yok.
2000 yılını heyecanla beklerken bir zamanlar, şimdi 2014 ‘e el sallıyoruz.
Bu akşam 2015’e hoş geldin derken iyi/kötü anılarla dolu koca bir yılı geride bırakacağız.

“Yeni yıl; hepinize sağlık, mutluluk, başarı, huzur getirsin”

Mutlu anlarınızı size hiç unutturmayacak fotoğraflarla dolu enfes bir yıl diliyorum herkese. 
Sevgiyle kalın.
Seneye görüşmek üzere 🙂

Okumaya devam et

Benim için aylardan “DİET”.
1 ay önce başlamış olduğum dietimde 3.300gr kilo verimi ile emin adımlarla hedef -15kg’ya doğru ilerliyorum. Hernekedar dietim hem emzirme koşullarıma hemde iştah durumuma göre ayarlanmış olsada bir iki kez şeytana uydum. Bu kaçamaklar arada olacaktır ama önemli olan azimli bir şekilde ipin ucunu bırakmamakta. Emzirmem göz önünde bulundurularak hazırlanan dietimi her hafta kontrol ettiriyorum. Kilo vermiş olmanın dayanılmaz hafifliği ile çok mutlu ve motive ayrılıyorum klinikten. 🙂
Geçen hafta birazcık kaçamak olduğundan ölçümüm hemen farketti. Az da olsa birazcık almışım. Dr’um kilo verimimi hızlandırmak ve yaptığım kaçamakların sonuçlarına engel olmak için en başta tabii ki beni UYARDI sonra ise sadece üç gün yapmamı istediği aşağıda kendi fotoğrafladığım görsellerini göreceğiniz “Terbiyeli Yulaflı Kabak Çorba”sının tarifini 1 öğünümde tüketmek üzere verdi. Hem detoks kıvamında, hem de doyurucu.
Bu çorbayı evinizdekillerle de paylaşabilir, sağlıklı olarak öğününüzü alabilirsiniz.
Bu tarif “Mutlu Diyet” kliniğinden mutlu bir doktor tarafından verilmiştir. 🙂

Okumaya devam et

Abur cuburu sevmeyen varsa el kaldırsın !
 
Kim sevmez ki. Ne kadar zararlı olduklarını bilsekde en lezzetli gıdalardır aslında. Büyükler olarak çocuklarımızı uzak tutmaya çalışır, elimizden geldiğince o zehri onlara yedirmek istemeyiz. 
 
Ben eve mümkün olduğunca abur cubur almıyorum. Yani öyle abur cubur çekmemiz ya da torbamız yoktur. Her ne kadar büyüklerimiz (!!!) sevgili dedeler, anneanneler, babaanneler torunlarına kıyamayıp (!) onları mutlu etmek adına bu abur cuburlardan kimi zaman ellerine tutuştursalarda dışarıda (doğumgünleri) yenenler dışında bizde nadirdir. E herkes de bir olmuyor, misafirliğe bile gittiğinde karşına çıkabiliyor. Böyle olunca da bizimkiler durur mu ? Hemen atlıyorlarlar tabii. 
 
Geçenlerde Bora’nın(1 numara) bir arkadaşının evine gittik. Orada sunulan bir atıştırmalık vardı ki bayıldım. Cips olarak sunulan bu atıştırmalığın hiç vakit kaybetmeden tarifini aldım ve evde uyguladım. Harika oldu diyebilirim. “Zeytin aromalı cips”. Çocuklar bayıldılar. 

Okumaya devam et

Demir dolu dolu 6 aylık oldu. Ne zaman oldu anlamadıysamda, oğluşum artık biraz destekle oturabiliyor, ona seslendiğimizde bakıyor, yaptıklarımıza gülüyor ve yemek gördümü deliriyor 🙂 Kısacası Demir büyüyor. 
 
Bebişim henüz süt çocuğu olduğundan dolayı fotoğrafçılığa ara vermiş olsamda Demir’im sağolsun evde de olsa küçük çekimler yapmama olanak tanıyıp içimdeki çekim arzusunu biraz olsun tatmin etmeme yardımcı oluyor. Her ay olduğu gibi Demir için bu ay nasıl bir konsept çekim yapabilirim derken bir anda aklıma küçük abisinin korsan kostümü geldi. Ya sadece şapkasını kullanacaktım ya da başka bir kostüm ayarlayacaktım çünkü üstü ona büyük gelir diye düşünüyordum. Yanıldım. Gayet de güzel oldu aslında. Hernekadar ben dış çekimleri daha çok sevsemde hava koşulları nedeni ile evde derme çatma bir stüdyocuk hazırlayıp ısıtıcıyıda açtıktan sonra başladım deklanşöre basmaya. Korktuğum gibi olmadı.
Demir’im beni üzmedi ve düşe kalka destekle oturarak bana pozlarını verdi ama kuzucuk ciddiyetini koruyarak çok gülmedi :). Bu tip bebek fotoğrafı çekimlerinde bebeğin dikkatini çekmek, bu dikkati anlık olarak koruyup deklanşöre basmak çok önemli. Neyseki anneannemiz ve ablamız sağolsunlar bir şekilde bana destek oldularda ben de birkaç kare yakalayabildim. 

Okumaya devam et

Yarın bayram başlıyor. Eskiden neşe ile kutlanan, şimdilerde ise bir tatil aracı olarak kullanılan bayramlar. Yinede, benim elimden geldiğince çocuklarıma aşılamaya çalıştığım güzel bayram kutlamaları geliyor. 2 sene önce yazmış olduğum bir yazı var ekte. Sizinle tekrardan paylaşmak istedim çünkü o zamandan bu zamana maalesef değişen hiç birşey yok.

Herkese iyi bayramlar.
Sevgiyle kalın.

Küçüktük…Bayram geldiğinde annemiz babamız nereye giderse oraya gider, büyüklerimizin ellerini öper, kimi zaman bayram paramızı, kimi zaman bez mendilimizi, kimi zaman ise şekerlerimizi cebe doldurur eve dönerdik. Bayramlarda yapılan bu dolaşmalar yoğun olunca tabiki bir çocuk olarak sıkılırdık zaman zaman. Biraz daha büyüyünce “anne ben gelmesem olmaz mı?”larla ailemizi onlarla gitmemeye ikna etmeye çalışırdık. Eskiden İstanbul böyle miydi? Evin boş kalmaz, telefonun susmazdı, dolu dolu yaşardık bayramı, onca gezip dolaşmaya rağmen çoğu zaman mutlu da olurduk. Kim olmaz ? Cepler dolmuş tabi, hasılat iyi 🙂

Ya şimdi…Evlerin dolmasını bırakın, telefonlar bile doğru düzgün çalmaz oldu. Neden ? Çünkü artık mesaj var. “Bayramınızı kutlar, nice güzel bayramlar geçirmenizi dilerim”in çeşitli versiyonlarından oluşan binlerce mesaj. Ben yapmıyor muyum? Yapıyorum tabi ama aslında yapmamalıyım. Ya ararsın, ya ziyaretine gidersin ama mesajla bayram kutlanmamalı…

Okumaya devam et

Demir’im 5 aylık oldu bugün.
Bir fotoğrafçı anne olarak tabii ki elime böyle bir fırsat geçmiş bende bundan faydalanıp doyasıya fotoğraf çekmeye çalışıyorum.
 
Her ay yaptığım gibi bugün Demir’le ay fotoğrafı çektik. Oğluşum bugün tam 5 ayını bitirdi. 

Malum Ekim ayındayız ve sonbahar yaprakları etrafı sardı bizde böyle bir konsept yapalım dedik. Demir poz vermede beni hayli zorlasada biraz birşeyler yakalayabildim.

Okumaya devam et

Kimi annenin kabusu, kimi annenin özlemi, kimi annenin ise vazgeçilmezidir “EMZİRME”.
 
Ve benim hiç anlamadığım bir durumdur, kendi bedenini düşündüğü için EMZİRMEYEN anne.
 
Anne olan bilir, aksi bir durum olmadığı takdirde ( sütün gelmemesi, hastalık durumu vs.) bebek ile anne arasında en sıkı bağların kurulduğu anlardır emzirme anları.
Bebeğin ilk doğduğu andan itibaren emme refleksi ile doğup rahat ettiği belkide tek yerdir.

Okumaya devam et